Pek kronolojik gidemiyoruz ama şimdi de Adrasan'a gidelim.
Yıllarca pek çok kişiden Adrasan'nın (Çavuşköy-Antalya) dillere destan güzelliğini, doğasını, otellerin içtenliğini ve "kötü turizm" yapmadıklarını dinleyip durduktan sonra nihayet gidip yerinde görmeye karar verdik. Parantez-gitmemize yalnızca bir kaç gün kala bir iki arkadaşımız "Aaa, napacaksınız Adrasan'da? Delirdiniz mi? Çok sıkılacaksınız!!" dedilerse de çok kaile almadık açıkçası. Zaten tek istediğimiz, aynen yorum sahibine de dediğim gibi "Sahilde boş boş oturup denize bakmak ve hiç bir şey düşünmemek"ti. Kaldı ki kimsenin tatil anlayışı aynı olmadığından bu tip konularda biraz da bağımsız hareket etmek gerekiyor. Kimisi sakinlik seviyor kimi sabaha kadar gezmek, bazısı Beach seviyor, bazısı pansiyonun önündeki iki metrelik plajı, kimisi açık büfede anca doyuyor, kimi etrafta ünlü varsa mutlu, kimi bitli yatakta yatabiliyor, kimi illa lüks istiyor vs. Yani bu işler hiiiiç belli olmuyor. (Arkadaşı tatilde tanımak başlığı burda devreye girer)
Tabii "boş boş oturmak" lafın gelişi, zira insan her ne kadar sakinlik, huzur vs istediğini de söylese gittiği yerde güzel bir iki restoran, Serdar Ortaç, Demet Akalın vb lerini çalmayan hiç değilse bir bar, güzel bir doğa ve o doğanın keyfini çıkaracak bir ortam arzu ediyor.
Bu aşamada itiraf etmem gereken bir şey var elbette. Kaldığım tesisin yıldız sayısı beni zerrece alakadar etmez ve karizmamı sarsmaz. "Aman 5 yıldızda kalayım" da demem, "pansiyonda kalamam" da. Kriterim net. 1-Oda eski püskü ve küçük olmayacak.Yatak ve yastık uyduruk olmayacak. Banyo düzgün olacak. 2-Her yer temiz olacak. 3-Kahvaltı muhakkak iyi olacak. Kötü zeytin, evime almadığım kireç peynir, ağzıma sürmediğim taze kaşar denen manasız peynir ve paket reçel olmayacak. Diğer yemekleri insan ama öyle ama böyle hallediyor ama sabah sabah bana iyi kahvaltı aratmayın kardeşim! 4- Otelde her daim iyi kahve, iyi çay, soğuk bira ve soğuk kola olacak. Ha bir de otelin "umuma açık" alanlarında bangır bangır garip müzik çalmayacak. Budur. Hayat bana göstermiştir ki bu kriterlerin yıldızı yoktur. (Bir de personel müşteriden çok uyumayacak meselesi var ama artık o nadiren olduğu ve benim uyumama durumum garip olduğu için onu çok takmıyorum. Şu ana dek üç tatilimizde sabah saat yedi buçukta otel mutfağında kahve aradığımı-ve bulduğumu :)-belirtmeliyim. Bunlardan biri zaten sahiplerinin "Biz çok ekabirizdir, oteli de zaten kendimiz için açtık" dediği bir butik otelse de diğer ikisi müşteri memnuniyetinde gayet iddialı bir tatil köyü ve butik oteldi.) Neyse, tabii iyi otel bulmak kolay değil, internetteki fotoğraflar çoğu zaman külliyen yalan, otelde kalanların yaptığı eleştiriler çoğu zaman abuk subuk-Alıntıdır ve tümü -değişik oteller için geçerli olmak üzere- muhtemelen hayatında ilk kez otel gören gerçek kullanıcılar tarafından yapılmış: "Yemeklerde şişe suyu ücretli! Banyo havlusunu plaja götürmemize izin vermediler! Çaya kahveye para istediler! Çarşafları her gün değiştirmediler! 12de gittik, kahvaltı bitti dediler, kahvaltıya para istediler!" gibi manasızlıklar olduğu için iyi otel bulabilmek hakikaten iyi bir araştırma gerektiriyor.
Neyse, o araştırma neticesinde Adrasan'ın otel bakımından farklı bir seçenek sunmadığını, benzer kalitede oteller olduğunu keşfedip denize sıfır, yeşillikler içinde bir otelde karar kıldık. Aynı isimle bir kaç otel daha olduğunu görüp sorduğumuzda kardeşlerin Adrasan'ın farklı yerlerinde ...2 ....3 diye aynı isimle otel işlettiğini öğrendik. Neyse, yola çıkma vakti.
Antalya'yı geçtikten sonra Kumluca- Finike istikametinde giderken solda Adrasan tabelasını görüyorsunuz.
Biz gittiğimizde Adrasan'a inen yol yol falan değildi; kaya büyüklüğünde taşların üzerinde saatte 10 km hızla hoplaya zıplaya aşılmaya çalışılan bir engeldi. Sonra yapılmıştır herhalde.
Adrasan bir sahil şeridi boyunca, aslında sit alanı olduğu için inşaat izni olmayan ama her nasılsa sahil boyu binaların sıralandığı ve jandarmanın ne hikmetse bir tek Adrasan'lı olmayıp sonradan oraya yerleşen bar sahibine ceza kestiği bir yer. Nereye oturursanız oturun deniz tam karşınızda. Otellerin pek çoğu odaları iç avlulara bakacak şekilde inşa edildiği ve bazısı da bungalow tarzı olduğu için deniz manzaralı odası olan otel az.
Adrasan'ın en büyük artısı denizi ve sahili. Upuzun bir sahil ve aşırı kalabalık yok. Sahil kum ve küçücük çakıl karışık. Deniz sığdan derine doğru ve sıcak. Denizde çok kmik küçük balıklar var ve size eşlik etmeyi seviyorlar.
Nehir üstüne kurulmuş otantik bir kaç kafe/restoran. Yemekler güzel, ortam hoş. Günün her saati ister kahve içmeye, ister şarap, gidilebilir. Muhakkak sinek kovucu ilaç sürerek gidilmeli.
Kadir abinin "Öküz bar"ı. Yan taraftan gelen Demet Akalın istilasını rock çalarak savuşturan kalender ve muhabbetli abi.
En büyük eksi ise kalitesiz yabancı turist ve onlara kul köle olmuş işletme sahipleri. Ayvalık ve Gümbet'in başına gelen "İngiliz turist akını" Adrasan için de geçerli. Ne mahsuru var diyen olacaktır. Mahsur şu: İngiliz turist kendi memleketinde yediği yemeği arayan tip turist. Restoranlar menülerinin içeriğini ve fiyatlandırmayı o turiste göre yapıyor. Gümbet'te rakı yanına doğru düzgün meze yapan çok az yer olması ve 3 günlük mezeye fahiş fiyatlar istenmesi örneği burda da geçerli. Türk turiste ilgi az ve garsonlar yaşlı İngiliz teyzelerin veya hepsi bir ağızdan bağıran beş çocuğuyla tatile gelmiş İngiliz karı kocanın etrafını yedinci kez tavaf ederken siz masanızda öylece bekliyorsunuz. Havuzlu bir otelde kalıyorsanız yine bu beş çocuklu aileler yüzünden havuza uğramayı unutun. Aşırı ses yapmaları dışında havuza dev deniz yatakları vs ile girip işgal ettikleri için yüzmek falan mümkün olmuyor. Çok içmelerinin neticesinde bir süre sonra sürekli bağırmaları ve takımlarının marşlarını -gece de dahil- bağırarak söylemeleri de cabası. Çalıştığım bir otelde kalan İngiliz grubun gece 3te kapalı olan barın kapısını ve bardaki içkileri muhafaza eden kafesleri kırarak içkileri yağmalaması ve hiç bir şekilde dışarı çıkarılamaması içince nasıl davrandıklarına bir örnek.
Adrasan'a gittiğimize pişman mıyız? Hayır. Bir daha gider miyiz? Zor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder